Bizi instagram adresimizden takip edebilirsiniz. "@tarihinicinden4" takip etmeyi unutmayın!!!
Karolenj krallarının büyük çabalarla kurdukları merkezi otoritenin yerini alan, toplumsal ve ekonomik düzenin egemen olduğu X. ve XII. yy'lar arasındaki dönem "feodal dönem" olarak adlandırılır. Feodal sistemin en belirgin özelliği, vasallığın yaygınlaşmasıdır. Feodal-Vasal sistem, merkezi otoritenin zayıflaması sonucu ortaya çıktı ve gelişti. Vasalların senyörlerine olan bağlılığı, kralın temsilcisi olan kontlara gösterilen sadakati hızla geride bıraktı.Senyörlük topraklarına hakim bir şatoda yaşayan senyör, bu sınırlar içinde yönetim ve yargı yetkisi olan tek kişiydi. O çağın, toprak mülkiyeti hukukuna ve vergi imtiyazlarına dayanarak, köylülerden kendisi ve vasalları adına rant talep edebiliyordu. Bu nedenle zamanla köylü köle durumuna getiriliyordu. Bu toplumsal ve ekonomik düzene feodalizm denir.
Kelime anlamı olarak *Gustave Flaubert'in Yerleşik Düşünceler Sözlüğü'nde feodalizm, "insanın doğru dürüst fikir sahibi olmadan saldırdığı" bir kavram olarak tanımlanır. *Bloch'a göre feodalizm her şeyden önce bir toplum türü'dür. *Ganshof'a göre ise feodalizm Vasal adı altında itaat ve hizmet yükümlülüklerini yaratan ve destekleyen bir kurumlar bütünüdür. Kelt dilinde "hizmetkar" anlamına gelen gwas kelimesinden vassus/vassallus terimi ilk kez kral Clovis tarafından 510 yılında kullanılmıştır.

XIII.ve XIV. yüzyıllarda merkezi yönetimlerin yeniden güçlenmesi, toplumun ve ekonominin gelişmesi senyörlerin gücünü azalttı. Bölgesel prensliklerin yeniden kurulması ve özellikle Fransa'da krallık otoritesinin güçlenmesi senyörlerin bağımsızlığını ve gücünü sınırladı. Feodalizm bunalımı diye adlandırılan olay XIV. yy'da tam anlamıyla ortaya çıktı. Senyörlüklerin maliyesi ekonomik duraklama ve krallık vergilerinin artmasıyla tam bir darbe yedi.
Bizi instagram adresimizden takip edebilirsiniz. "@tarihinicinden4" takip etmeyi unutmayın!!!
*Umberto Eco "ORTAÇAĞ; BARBARLAR, HIRİSTİYANLAR, MÜSLÜMANLAR" SYF 212-213
